Bu yazıyı tüm hamileler okumalı

Malum artık hamilelik döneminin bitmesine 10 hafta gibi bir zaman kaldı artık bebek gelişimi ile ilgili şeyler öğrenmeye başladım. bu yüzden sizede yeni ve oldukça güzel bir site önerisinde bulunacağım. www.akillibebek.com mutlaka ziyaret etmelisiniz. İşte bu siteden aldığım bir yazıyı sizinle paylaşacağım.

Tamda beni yazmış hatta bir ara acaba ben yazmış olabilirmiyim dedim ama sonlarını okuyunca kendim olmadığımı anladım.

Eeee tecribe ne yaparsınız ?

 

 

Neee ! Senin doktorun Magnezyum mu verdi ?

 

Aslı Harikalar Diyarında

 

Yazar Aslı Cin   

Pazartesi, 01 Ekim 2007


Hamileliğinizde sizin de içinizi kemirip bitiren, cevabını bilmediğiniz, çevrenizce gülümsemelere yol açtığı için gizlice kendi kendinize sorduğunuz sorular oldu mu?

Benim oldu.

Çok iyi beslenmeliyim.

Çok su içmeliyim, zor olacak ama, alışırım herhalde.

Bolca vitamin almak lazım. Sonra balık yemeli çokça. Ceviz de. İyi uyumalıyım, dinlenmeli. Testler var yapılacak. Kansız çıkarsam demir almam gerekecek mi acaba? Gerçi Folik Asit alıyorum ne zamandır ama?

Neee ! Senin doktorun Magnezyum mu verdi? Benim doktorum niçin vermedi acaba? Arayıp sorsam mı? Ben oradan geçmesem? Biliyorum X-Ray olmadığını ama ne olur ne olmaz. Dedektör de olsa geçmek istemiyorum işte.

İlaç mı ? Başım çatlıyor ama alamam. Dr verdi bir ilaç ama içim rahat etmiyor, çekerim ağrıyı daha iyi. Uyursam geçer belki. Karnım ağrıyor, bu normal mi? Yoksa doktoru mu aramalı. İyisi mi şu siteye bir bakmalı.

Fazla yormamalıyım kendimi, ani hareketler yok, ağır kaldırmamalı, hay Allah unutup uzandım tepelere, bir şey olur mu? Yok canım, köylerde kadınlar ne şartlarda bebek bekliyorlar deme bana yine. Hiç anlamıyorsun zaten beni, ağlamıyorum ben, ağlamıyorum işte...

-Yo, hayır ben çay almayayım, malum kan değerlerim düşük çıktı. E peki az koyun demini o zaman, daha da az, daha az. Siz koklatın iyisi mi.

-Meyve suyu mu? Ben sıkılmış içiyorum sabahları. Yok almayayım, onların da çoğu su, bir de katkı var içlerinde, hiç gerek yok.

-Süt mü? Yok süt de almayayım ben. Demirden sonra belli bir süre süt ürünü yiyip içmemek gerekiyor. Hem ben gece yatarken içiyorum koca bir bardak.

-Meyve çayı mı? Bakın o olur. Ama hangisi olur, durun bir bakayım.

Sorular, sorular, ah o sorular...

Çevremdekileri birazcık delirttim sanırım.

Birdenbire koku uzmanı kesildim, lezzet avcısı, aynı zamanda bir beslenme gurusu. İçinde kim bilir neler vardır diye aylarca bisküvi yemedim. Gittiğim yerlerde salatanın temizliğinden emin olmak için bıkmadan usanmadan nasıl hazırlandığını sordum. Meyvelerin vitaminlerinden, neyin ne ile yenilemeyeceğine kadar araştırıp hatim indirdim.

Şimdi kulağıma komik gelse de bu anlattıklarım o zaman ben çoook ciddiydim.

İlk çocuğum olduğu için mi? Fazla mı pimpirikliydim? Yoksa hamilelik döneminde ortaya çıkan şu mantıklarımızı zorlayan sebepsiz takıntılardan biri miydi bu?

Hala bilmiyorum cevabını.

Okuduğum her şeyi uygulamaya çalıştım o zaman, onun beslenmesi ve gelişimi için en iyisini yapmaya çalıştım, son aylarda onunla konuştum, şarkılar dinlettim, sesli olarak masallar okudum. Sağlıklı gelişmesi için ne gerekiyorsa aldım, hazırladım ve son günlerde sabırsızlıkla onun gelişini bekledim.

Evet, fazlasıyla eziyet ettim o dönemde belki de kendime. Ya da öyle zannettim.

Nereden bilecektim ki hamileliğin adeta reklamlar olduğunu, ve asıl programın bebeğin doğduğunda başlayacağını?

Benim, onun için nasıl daha iyi beslenirim diye çabaladığım o günlerin aksine, bu küçük beyin ipleri gün gelip de elimden alacağını? Sağlıkla büyümesi için bir onu bir bunu hazırlarken ben, gün gelip her şeye burun kıvıracağını bilemezdim değil mi?

Şimdi küçük bey 3 yaşında. Bu üç yıl ona çok şey öğretirken beni de es geçmedi. O zamanlar ikinci doğumuna hazırlanan bir arkadaşımın dediği gibi, aslında ilk doğumda büyüyen bizleriz belki de.

Şimdi bir bebek daha bekliyor olsam, aynı şeyleri yapar mıyım diye soruyorum kendime bazen. Sanırım çoğunu yapmam. Şimdi ne zaman doktora gitmem, nasıl beslenmem, ne için endişelenmem gerektiğini biliyorum.

Bebeğimi elime aldığımda nasıl altını değiştireceğimi, nasıl yıkayacağımı, nasıl besleyeceğimi de. İlk ateşlendiğinde ne yapacağım konusunda da hazırlıklıyım şimdi. Bebeğim küçükken yaşadığım endişeleri hatırladıkça gülüyorum kendime.

Hayata daha sakin bakıyorum şimdi. Eskiden dert ettiğim hiçbir şeyin dert olmadığını, mutluluğun bir küçücük ıslak öpücükte gizli olduğunu biliyorum.

Bu tecrübe var ya...

hiçbir şeye değişilmez...

 

Yorum Yaz